​Dönüşüm oranlarınızı artıracak ipuçları


E-ticarette dönüşüm oranlarını artırmak için 5 pratik ipucu


E-ticaret sektörünün günden güne büyümesi ile orantılı olarak rekabet ortamı da giderek kızışıyor. Sektör oyuncularının amacı elbette daha fazla kullanıcıya ulaşmak ve bu doğrultuda satış oranlarını artırmak. Ancak yoğun rekabet içerisindeyken hedeflenen satış rakamlarına ulaşmak için artık her zamankinden daha fazla çabalamak gerekiyor.

E-ticarette satışları artırmak ve yüksek dönüşüm oranlarına ulaşmak için uygulanabilecek pek çok yöntem bulunuyor. Peki dönüşüm, satış hedefleri açısından ne gibi bir öneme sahip ve hangi adımlar takip edilerek daha fazla satış elde edilebilir?


Dönüşüm oranı nedir?


Bir web sitesini ziyaret eden kullanıcılardan (trafik) firmanın hedeflediği davranışı gerçekleştirenlerin oranına dönüşüm oranı adı veriliyor. E-ticaret sitelerinde bu hedef çoğunlukla satın alma işleminin tamamlanması anlamına geliyor. Ancak bu hedef bir ankete katılma, e-bültene üye olma gibi satıştan bağımsız hedefler de olabilir.

Site trafiği çok yüksek, ancak hedefi gerçekleştiren kullanıcı sayısı düşükse dönüşüm oranının da düşük olduğu söylenebilir. Bu noktada trafik artırmaya yönelik çalışmalar yapmak, hedefi gerçekleştirmeyecek daha fazla kullanıcı kazanmak anlamına da gelebilir. Dolayısıyla çalışmaları dönüşüm oranını artırma odaklı planlayarak daha düşük maliyete daha yüksek kazanç sağlamak mümkün olabilir. İşte dönüşüm oranını artırmanızı kolaylaştıracak 5 önemli ipucu...


1. Güvenilirlik kazanın


İnternet ortamında alışveriş yapma konusunda endişeleri olan kişilerin sayısı hala küçümsenmeyecek kadar fazla. Kimi zaman düzenli olarak internetten alışveriş yapan kullanıcıların bile daha önce alışveriş yapmadıkları e-ticaret sitelerine şüpheyle baktıkları görülebiliyor.

Ödeme için gereken bilgilerin elektronik ortamda paylaşılmasının güvenli olmayacağı, satın alınan ürünün gönderilen üründen farklı ya da maddi değerinin karşılığını vermeyeceği düşünceleri ve firma hakkındaki düşüncelerin paylaşılacağı bir muhatap bulunamayacağı gibi kaygılar, düşük dönüşüm oranlarının başlıca nedenlerinden.

Tüm bu endişelerin önüne geçebilmek için ise tamamen şeffaf bir e-ticaret platformu oluşturmak ve daha önce alışveriş yapan kullanıcıların deneyimlerini paylaşmalarını teşvik etmek akılcı birer çözüm olabilirler. Ayrıca e-ticaret operasyonlarının kusursuz bir şekilde sürdürülmesini sağlayan iş ortaklarına da web sitesinde yer verilmesinde fayda var.


2. Kullanıcı deneyimini artırın


Kullanıcı deneyimi yalnızca e-ticaret siteleri için değil, internet ortamında bulunan her bir platform için son derece önemli bir konu. Hatta kullanıcı deneyimini önemsemeyen web sitelerinin tarihe karıştığını gözlemleyebilmek mümkün. Online kullanıcıların alışveriş deneyimini kolaylaştırmak, onlara hız kazandırmak, kullanıcı dostu bir arayüzle tasarımı güçlendirmek gibi adımlar kullanıcı deneyimini iyileştirmek için uygulanabilecek yöntemlerden. Ayrıca web sitesinin cihaz uyumlu (responsive) olması da kullanıcılara diledikleri an diledikleri yerden alışveriş yapabilme özgürlüğü sunabilir.


3. Değişim ve iade süreçlerini iyileştirin


E-ticaretin doğası gereği müşteriler ürünleri dokunmadan, gerçek boyutlarıyla göremeden satın almak durumunda kalıyorlar. Bu, e-ticaret sektörü için kimi zaman bir dezavantaj yaratabiliyor. Ancak kullanıcıları iade ve değişim konusunda haklarından haberdar ederek bu durumun üstesinden gelebilirsiniz. Bu anlamda değişim ve iade politikalarının web sitesinin görünür bir noktasında bulunması işinizi de kolaylaştıracaktır.

Bunlara ek olarak, online alışverişlerde geçerli olan 15 gün içinde iade hakkını esneterek kullanıcılar için bir tercih nedeni de yaratabilirsiniz. Böylece rakiplerden farklılaşarak dönüşüm oranlarınızı artırabilirsiniz.


4. Gözünüz Google Analytics raporlarında olsun


Google Analytics raporlarının analiz edilmesi ile yapılacak değerlendirmeler, düşük dönüşüm oranı sorununu ortadan kaldırmak adına büyük önem taşıyor. Çünkü Google Analytics, ziyaretçilerin web sitesi içerisindeki hareketlerini görüntüleyebilmeyi sağlıyor. Dolayısıyla satın alma sürecinde yaşanan aksaklıkların hangi nedenlerden kaynaklandığını anlayabilmek için Google Analytics raporlarına başvurmak yararlı olabilir.

Bazen web sitesinde yer alan bir butonun rengi, bir kelimenin yanlış kullanımı bile dönüşüm oranlarında etkili olabiliyor. Ancak sorunun ne olduğu bilindiğinde hızla çözüm üretmek de mümkün olacağından dönüşümü artırmak da kolaylaşacaktır.


5. Farklı ödeme seçenekleri sunun


E-ticaret kullanıcılarının sayısı her geçen gün artıyor ve herkesin ödeme için tercih edeceği yöntem de aynı olmayabiliyor. Kullanıcıların hangi ödeme yöntemini kullanmak isteyeceğini tahmin etmek çok kolay olmayacağından birden fazla seçenek sunmak bu noktada akılcı bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

En yaygın kullanılan bankalarla anlaşmak, yenilikçi ödeme yöntemleri sunmak ve elbette güvenilir bir ödeme altyapısına sahip olmak dönüşüm oranlarının artırılmasında belki tahmin ettiğinizden çok daha fazla rol oynuyor. Bu anlamda iPara gibi güvenilir ödeme kuruluşları ile birlikte hareket etmek işinizi büyük oranda kolaylaştırabilir. Örneğin iPara, üye iş yerlerine bankalarla tek tek anlaşmak yerine 7 ayrı kart markasının farklı taksit seçeneklerinden yararlanabilmelerini mümkün kılıyor. Siz de Türkiye’nin ilk online ödeme sistemi iPara üyesi iş yeri olun, işletmenizi geleceğe taşıyın.


Etiket


E-ticaret,dönüşüm oranları, ödeme sistemi, online alışveriş ​​​​​​